2010/04/11

PuncH: "cesur ve hisli müzik"


Yine İzmir'deyiz. Kurulduğu ilk günden beri yapmak istediği müziği yapan, bundan taviz vermeyen İzmir'in en köklü gruplarından PuncH'ın vokalisti Burak Çakaloz karşımızdaydı. Onu sorularımızla biraz sıkıştırdık.

Röportaj: Serkan Uğur


"PuncH ne zaman kuruldu" gibi sıkıcı sorularla başlamak istemiyorum. Yine de sizinle yeni tanışacaklar için başlangıçtan bu yana PuncH'ın evrelerinden bahsedebilir misiniz?

1997'de ben, (eski) davulcumuz Soner Süelkar ve 3 arkadaşımız daha KUNDUZ grubunu kurduk ve 1998'de İzmir Alsancak'ta ve üniversite konserlerinde çaldık. 1999'da da PuncH'ı oluşturduk. Gitarda Ömer Kapancıoğulları ve bas gitarda Dağhan Teoman bize katıldı. Aynı kadro ile bugünlere kadar geldik. Tabi arada bazı arkadaşlar da yokluklarımızı doldurdu.


Grupta kadro değişiklikleri yaşandı sanırım?

Sadece zorunlu durumlarda. Mesela 2002-2003 arası ben askerde olduğum için arkadaşımız Evren Uysal (Foma) bir süreliğine yerimi almıştı. Ömer askerdeyken de
(gitarist olarak) Emre Yıldırım ile çalıştık. Son olarak davulcumuz Soner askerden geldikten sonra İstanbul'a yerleşti ve eski arkadaşlarımızdan Göksu Aydınhan (Jack Daniels) (davulcu olarak) bize katıldı.


İzmir'in en köklü gruplarından birisiniz. Eski çaldıklarınızla yeni çaldıklarınız arasında tarz farkı gözümüze çarptı. Bunun sebebi nedir?

PuncH'ı kurduğumuz günden beri sevdiğimiz ve ilgi duyduğumuz ekollerin örneklerini çalmaya özen gösterdik. Son 3-4 yıldır da ilgimizi çeken farklı tarzları dinlememiz ve beğenmemiz sound ve repertuar olarak tabi ki PuncH'ı da etkiledi.


"2007 Jack Daniels Rock Music Yarışması"nda 3. lük ödülü almıştınız. Bundan biraz bahseder misiniz?

Tamamen şans eseri katıldığımız bir yarışmaydı. :) 2005 Rock'n Coke'ta Jack Daniels promosyon ofisinde takılırken herkesden e-mail falan alıyolardı. Ben de e-mailimi vermiştim :) Sonbaharda da bana telefon ettiler ve yarışmadan bahsettiler. Şaşırdım. Yani bir grubum falan olduğundan haberleri yoktu. Değerli ve yabancı jüri üyeleri olduğundan bahsettiler. Biz de daha önce yapmış olduğumuz 'Lover Care' isimli demomuzu yolladık. İngilizce bir parçaydı. Daha sonra ön elemede 10 grup ile birlikte finale kaldığımızı ilan ettiler. Sonra gittik, çaldık ve 3. olduk :)


Güzel bir maceraymış. :) Peki güzel demişken o tarihten bu yana PuncH adına neler oldu? İnternette 'güzel' isimli şarkınızı dinleyebiliyoruz mesela. Diğer besteler ne zaman?

2002'den beri çeşitli besteler ve demolar yaptık ancak her geçen yıl soundumuzun ve hislerimizin değiştiğini farkettik. Farklı soundlarda 20'ye yakın bestemiz vardı. 2007'de Jack Daniels Turnesi'ne katılmıştık ve 10 gün süren Türkiye turnesinde tonemaister olan Yunanlı George Gallas ile çok iyi bir arkadaşlık yakaladık. Turneden sonra George İzmir'e geldi ve Stüdyo Plus'da 5 gün süren bir kayıt olayına girdik. 11 parça kaydettik. Masterları ve mixler üzerine çalıştık. George'un İstanbul'a dönmesi gerekti. O sırada da Ömer askere gitti. Gelince devam ederiz dedik. Şu anda Ömer kayıtlara kendi stüdyosunda son halini vermekle uğraşıyor.


'Güzel' kayıt anlamında çok tatmin edici. George ile çalışmanızın ürünü mü? Yeni bir sound anlayışı mı oluştu kayıt esnasında? Geri vokaller Punch soundunun dışında mesela.

Şu an internette mevcut olan 'Güzel' kaydı Makine (vokalisti) Can Uzunallı'nın (okul) bitirme projesiydi. Yani o kayıtta bas gitar hariç tüm enstrümanları ve geri vokalleri Can yaptı. Master ve mix'i de o yaptı. Proje kaydı yani. Dolayısıyla sound ve geri vokaller daha sert. :)
İşte o kayıt --> http://www.youtube.com/watch?v=-xI3QoNcioo


Bütün bestelerinizden yayımladığınız ilk örnek olarak bakabilir miyiz? Yani diğer bestelerinizin de soundu böyle mi olacak?

O kadar sert olacağını sanmıyorum diğer kayıtların. Ancak aynı enerjiyi vereceğini biliyorum.


İzmir grupları yavaş yavaş albümlerini yayımlıyorlar. Anemi, Umut Kaya derken bu ay içerisinde de Makine'nin albümü gelmekte. Ne düşünüyorsunuz? İstanbul'da İzmir'in yolunu bu isimler açabilir mi sizce?

Çok geç bile kalındı bence. Ayrıca illa da İstanbul'un yolunun açılması gerekmiyor. İzmir'in de belli bir örgütlenme içine girmesi gerekiyor. Mesela biz 2000-2001 yılları arasında Ankara'ya taşınmıştık ve orda her mekanda çaldık. Haftanın 5 günü çalıyorduk. Oradaki gruplar da o yıllardan sonra bir gelişme kaydetti. Hep beraber hareket ettiler, birbirlerini desteklediler. Yani bir oluşum gerçekleştirdiler. Ancak İzmir bunu başaramadı, hala da başaramıyor. Pek çok değerli müzisyen İzmir'den İstanbul'a gidiyor ve çoğu da başka başka gruplarla çalıyor. Yani demek istediğim bir İzmir oluşumu şart.


İzmir grupları birbirlerine destek vermiyor diyebilir miyiz kısaca?

Demek istediğim o değil. İzmir'de hala bir cover çalma sevdası var. Çoğu gruptaki elemanlar zaten ayrıca başka başka gruplarda da çalıyor ama bunların hiçbiri ciddi bir proje boyutuna gelemiyor. Günü kurtaralım havası var. Ayrıca program yapılan mekanlar da daha çok cover çalınmasını destekliyor. Piyasa kaygısı çok fazla yani. Müzisyenlere kendi müziklerini yapma şansı verilmiyor.


Sektörü elinde tutan İstanbul'a bakışınız nedir? Genel anlamdaki müzik piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu sıralar pek takip etmiyorum açıkçası. Yani bir şeyler oluyor ama tam da olması gereken değil. Yeni gruplara albümler yapılıyor, reklamlar yapılıyor ama konser yok, turne yok. Bir rock müzik enflasyonu var. Elbette içlerinde harika gruplar ve soundlar vardır ama dinleme, tanıma fırsatı bulamıyor çoğu insan.


Peki hislerinizin ve dolayısıyla soundunuzun dur dediği bir nokta olacak mı? PuncH'tan bir video veya bir albüm müjdesini ne zaman alabiliriz?

'Güzel' parçasına videoyu mayıs ayı içinde çekmeyi planlıyoruz Çeşme'de. Tamamen sıcak bir ortam ve arkadaşlarımızın yer alacağı bir video olacak. Albüm yerine de şimdilik 3-5 parçalık bir EP düşünüyoruz. O da sanırım sonbaharı bulur.


İzmir'in belki de en eğlenceli geceleri PuncH ve Makine'nin aynı gün sahnede olduğu gecelerdi diye düşünen çok insan var. Bu kimya uyumunun sebebi neydi? Şimdi durum nasıl?

Tamamen katılıyorum. Gerek duruş olarak gerekse arkadaşlık olarak çok iyi anlaştığımız bir ekip Makine. 2 grup aynı mekanda, aynı gece sevdiği işi yapıp da insanlarla bunu paylaşırsa elbette güzel bir atmosfer oluşuyor.


Sizi izlemek isteyenler nerelere gelmeli? İnternetten nasıl takip edebilirler?

Cuma geceleri 23,00-01,15 arası İzmir Bornova Dungeon Bar'da sahne alıyoruz. İnternette ise MySpace ve Facebook üzerinden paylaşımlarımız oluyor.


Yaz yaklaşıyor. İnanılmaz line-uplara sahip festivaller kapıda. PuncH bu festivaller hakkında ne düşünüyor?

İşin aslı festivallere biraz uzağız. Yani izleyici olarak bile pek katılamıyoruz. Ancak İzmir ve çevresinde gerçekleşmekte olan bazı festivaller için görüşmeler yapıyoruz.


Hangi festivallerde PuncH'ı izleyebileceğiz?

Henüz belli olan yok. Çoğu festivalin ismi değişiyor ya da yeni bir festival organizasyonundan bahsediliyor. Herşey belirginleşince daha detaylı olarak değerlendirmekten yanayız.


PuncH'ın müziğini tek cümle ile tanımlayın desek?

Cesur ve hisli müzik :)


Son olarak eklemek istedikleriniz?

Umarım herşey İzmir'deki müzik hayatı için daha yapıcı olur.


http://www.myspace.com/punchonline

http://www.facebook.com/group.php?gid=7763711390

2010/04/06

Burhan Kutbay: "rüyalarımın soundtracki"



Bir gün Facebook'ta bir video izledik. 'Sen Gece Ben Yağmur' diye bir şarkıyla tanıştık. Burhan Kutbay'dan bahsediyoruz. İzmir dışından başlayan müzik yolculuğunun neresinde olduğunu ve nereye gideceğini sorduk.

Röportaj: Serkan Uğur


Öncelikle bizi kırmadığın ve zaman ayırdığın için teşekkürler. Burhan Kutbay kimdir?

İnandığı müzik uğruna Antakya'dan İzmir'e gelerek, kendi yazdığı şarkılarını ve hislerini paylaşmak isteyen biri en basit haliyle.


Müziğini nerede görüyorsun? Yaptığın şey yapmak istediğin şey mi?

Müzik, Beethoven'ın dediği gibi "Tanrı'nın lisanı". Tek bir cümle etmeden dahi insanlara bu kadar hitap edebilecek başka bir şey yok dünyada. Şu an yaptığımla yapmak istediklerimi karşılaştırdığımda daha başlangıçtayım bile diyebiliriz. Benim amacım daha çok insanın duygularını paylaşıp, daha büyük işlerin peşinde koşmak. Özgün olduğumu düşünüyorum. Benim anlatacak, paylaşacak herkesten farklı birşeylerimin olması beni bu yolda ilerlemeye daha da teşvik ediyor doğrusu.


Bildiğimiz kadarıyla İzmir'de sahne çalışmaların oldu ancak videonu bir grupla değil de kendi isminle yayınladın. Neden?

Politik bi olay bu aslına bakarsan. Bar programlarındaki iş tamamen bir grup işi; beste işinde ise durum daha farklı. Bir de işin isim eskitme kısmı var. O yüzden bar programlarında kendi ismimi kullanmıyorum. Yoksa her ikisi de elbette grup işi.


Bestelerini nasıl oluşturuyorsun? Dinlediğimiz ve dinlemediğimiz kaç şarkı var ve yayınladıklarını nasıl dinleyebiliriz?

Bestelerimi bilerek ve isteyerek oluşturduğumu söyleyemem aslında. Kendine beste fabrikası diyen insanlardan değilim. Hislerle alakalı bir şey bestelerin oluşması. Tamamen zihnimin bana yaptığı oyunlar bunlar. Çeşitli yanılsamalarla, bilinçle bilinçsizlik arası bi konumdayken önce melodiler geliyor ve hissetiklerim şarkılara dönüşüyor. Daha yayınlamadığım ve asla yayınlamayı düşünmediğim çok sayıda şarkım var yılların biriktirdiği. Bazılarının sadece bende kalması hoş. Şu ana kadar yayınladığım iki şarkım var; biri video klibini Gökhan Palas ile beraber çektiğimiz 'Sen Gece Ben Yağmur' diğeri ise benim ilk şarkılarımdan biri olan 'Kimse Bilmez' Myspace ve Facebook sayfalarımdan dinlemek, izlemek mümkün.  


Video'yu albümün için bir haberci olarak tanılayabilir miyiz? Albüm ne zaman?

Video albüm için haberci sayılabilir ama hiçbir şey için acele etmek istemiyorum. Albümüm çıksın rehavetine kapılıp da ilk başta hayal ettiğim şeylerdeki kusursuzluğu kaybetmek istemem. Eğer bir albüm çıkacaksa, onu alıp da dinleyen insanın oradaki ter damlasını hissetmesini ve onun ne kadar değerli bir şey olduğunun farkında olmasını isterim. Bu yüzden o albüm zaman ayırıp dinleyecek insanlara da layık olmalı.


Peki grup oluşumları hakkında ne düşünüyorsun? Octave isimli bir grubun vardı sanırım, ne oldu? Şimdi ne yapıyorsun?

Octave elemanları şu an müzik hayatlarına farklı çalışmalarla devam ediyorlar. Ben ise şu an İzmir'de uzun yıllar müzik yapmış "Repertuar Köpekleri" olarak bilinen ekipten; Can Üçküçüker, Aytaç Çelender ve Halil Nalca ile birlikte FLASH grup adıyla sahne performanslarına devam ediyorum.


Müzik dışında nelerle uğraşırsın?

Müzik dışında pek bir şeyle uğraşmaya vakit kalmıyor aslında. Tüm gün şarkılarımı düzenliyorum, aranje ediyorum ve bu anlamda kendimi geliştirmek adına sürekli çalışıyorum. Bazen uyuyorum :)


En ilginç sahne deneyimin ne oldu? :)

Geçen seneydi sanıyorum Octave ile 23 nisanda özel bir kolejde konser vermek üzre yola çıktık. Ancak beklediğimiz lise öğrencileri yerine bizi ilköğretim okulunun anasınıfı karşıladı :) Repertuarımızın çoğunu değiştirip o küçük adamlarla hayatımızın en farklı ve en neşeli sahne deneyimini yaşadık ve gerçekten çok eğlendik. Asla unutamayacağımız en ilginç anım bu olsa gerek.


Kimleri dinlersin?

Muse, Lil Wayne, Porcupine Tree, Karnivool, Lily Allen, Gossip ve yeniden "Beatles" son zamanlarda dinlediklerim arasında..


Kimlerle aynı sahneyi paylaşmak isterdin?

Lily Allen (aynı anda) :)


İzmir dendiğinde müzik anlamında neler düşünüyorsun? Sektörü elinde bulunduran İstanbul'dan bakıldığında İzmir hala zayıf bir pozisyonda mı sence?

İstanbul'un en büyük gücü oradaki insan yığılmasıdır. Çünkü orada her tarzın bir barı doldurabilecek kadar alıcısı var. İzmir'in zayıf olduğunu düşünmüyorum. İzmir'in sanatçı altyapısı çok güçlü. Bu işlerin fabrikasının İstanbul'da olması çok bir şey ifade etmiyor aslında. İstanbul, işlerin yürüdüğü yer sonuç olarak ama müzikal anlamda İzmir çok daha rahat ve özgür; daha az kaygı daha çok müzik var.


İzmir bar gruplarının aynı şarkılarda takılması sence neden? Farklılıktan bahsedildiğinde çok az grup sayabiliyoruz.

İzmir'deki bar gruplarının kendi seçimleri olduğuna inanmıyorum ben bunun. Sıyrılabilen gruplar var elbette ama daha bir bara girer girmez ilk programdan sonra grupların yakasına yakışıp "bunu çal, bunu çal" diye liste veriyolar resmen. Direk o repertuardan başlayanlar da var elbette, fakat eğer bar işi yapıyorsanız işin sürekliliği gerekir. Hele bu işi para için yapıyorsanız pek fazla seçenek kalmıyor. "Her arz kendi talebini doğurur" da güzel bir söz tabi.


İzmirli bir grup olan Makine ve Umut Kaya sence sektörde İzmir'in yolunu açabilecek mi? Şu an en yakın onlar gözüküyor.

Ayrı ayrı bahsetmek gerekirse Umut Kaya kendime en yakın gördüğüm müzisyen arkadaşım, inandığı müzik uğruna gerçekten çok çalışan ve emeğinin karşılığını da yeni yeni almaya başlayan değerli bir müzisyen. Makine, İzmir'de az önce bahsettiğimiz repertuar anlamında da en aykırı işi yapan ve tamamen kendi istedikleri soundu piyasa kaygısı gütmeden ortaya koyan işin altyapısından gelen, İzmir'de nasıl dünya standardlarında müzik yapıldığını Türkiye'ye ve dünyaya gösterebilecek bir grup. Başarıları hepimizi gururlandırıyor ve bu işi başarmak konusunda inancımızı güçlendiriyor. Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim diğer bir konu da İzmir'de şu an piyasaya çıkmak üzere hazırlanan çok sağlam ekipler ve isimler var. Mesela Roket. Önümüzdeki yıllar neler gösterecek şimdiden kestirmek güç olsa da; İzmir, Türkiye'de dinlenen müziği, daha çok besleyecek gibi duruyor.


Yaz yaklaşıyor. İnanılmaz line-uplara sahip festivaller kapıda. Burhan Kutbay bu festivaller hakkında ne düşünüyor?

Son yıllarda bu kadar çok rock festivalinin olması çok güzel, büyük grupları eskiden sadece sağlam sponsorlu büyük organizasyonlarda izlemek mümkün olabiliyordu ve bunların çoğu sadece İstanbul'a geliyorlardı. Şimdi durumun değişmesi, bu festivallerin İzmir'de ve diğer şehirlerde gerçekleşmesi gerçekten sevindirici bir durum. Bu organizasyonların yapıldığı her şehirde o şehrin amatör gruplarının da sahne alma şansı bulmaları insanlara ulaşmak adına önemli. Mümkün olduğu kadar gidip takip etmeli. Aklımda Sonisphere :)


Peki seni nerde izleyebilir ve nette nerelerden takip edebiliriz?

Şu sıralar bar programlarına ara verdim fakat yazın gerçekleşecek organizasyonlarda sahne almayı düşünüyorum. Tarihler belirlendiğinde açıklama yapacağım. Facebook ve MySpace adreslerimden hatta twitter.com/burhankutbay'dan takip edebilirsiniz.


Burhan Kutbay müziğini tek cümle ile tanımla desek? (kaçmak yok :) )

Rüyalarımın soundtracki..


Son olarak eklemek istediklerin?

Sorular ve bu güzel sohbet için teşekkür ederim.


http://www.myspace.com/burhankutbay 

http://www.facebook.com/burhankutbay

http://www.twitter.com/burhankutbay

2010/04/04

Kurban'ın Yeni Albümü "Sahip" Müzik Marketlerde

Kurban 4. Stüdyo albümü “SAHİP”i 2010 Mart’ında yayınladı. Türkiye’de oyu her zaman biraz daha sert müzikten yana olan Kurban, “SAHİP”te de bu tavrını bir adım daha ileri götürüyor. 11 Şarkılık albümde yer alan şarkılar sırası ile “Hakim”, “İfrit”, “Güneş”, “Soykıran”, “Sahip”, “Yobaz-Bre Cahil”, “Son Emir”, “Das Motiv”, “Mesih” ve “Misafir”. Bonus olarak da “Ateş var mı?”… Kayıtları yaklaşık 7 ay süren SAHİP, gitar rifleri üzerine yoğrulmuş ve oluşturulmuş. Albümün “şarkı sözü departmanı” da, bu soundu destekler yönde. Maslak Deney Evi stüdyolarında başlayan ve Deniz Yılmaz’ın ev stüdyosunda mikslenen albüm, bir mastering efsanesi olan George Marino (Sterling Sound) tarafından son haline getirildi.

1995 yılında kurulan, 1997 yılından itibaren KURBAN adını kullanan grup, 1999 Mart ayında ilk albümleri “Kurban” ile müzik sektörüne hızlı bir giriş yaptılar. “Yalan” şarkısına çekilen kliple rock müziğin ilk popüler gruplarından biri oldular. Aynı yıl Metallica’nın İstanbul konserinde alt grup olarak başarılı bir konser verdiler. 2004 yılında “Sert” ve 2005 yılında “İnsanlar” albümlerini yayınladılar. Bu iki albüm ve konserlerindeki büyük enerji ile çok geniş bir hayran kitlesine ulaştılar.
2005 yılında Rockistanbul festivalinde Megadeth’in alt grubu olarak çıktıkları konser sonrasında dağılma kararı aldılar ve 31 Aralık 2006’ya kadar birleşmeleri için birçok kampanya düzenlendi. Bu tarihte tekrar bir araya geldiklerini açıkladılar ve Deniz Yılmaz’ın askere gitmesine kadar çok başarılı konserler verdiler. 2008 Mayıs ayında askerlik sonrası tekrar bir araya gelen KURBAN, konserlerle dinleyicileri ile hasret gidermiş ve yeni albüm çalışmasına yönelmiştir.
Mart 2010’da, tüm dünyanın gidişatını sert ve vurucu bir dille anlatan “SAHİP” adlı albüm ile raflarda yer alan grup, albüm sonrası verilecek konserler için de çok özel sürprizler hazırlıyor.

Deniz Yılmaz Vokal, Gitar
Özgür Kankaynar Gitar, Vokal
Kerem Tüzün Bas, Vokal
Burak Gürpınar Davul

www.kurban.com
www.myspace.com/kurban

Makine'den Güzel Haberler


MAKiNE - Teaser 2010

İzmirli endüstriyel rock grubu MAKiNE ilk albümü için hazır.

2006 yılında İzmir'de kurulan ve aynı yıl 11. Roxy Müzik Günleri'nde 'yaşam' ve 'sonu yok' isimli besteleriyle üçüncülük ve Yuxexes jüri özel ödüllerini kazanan grup 2007 yılında Dream Theater, OSI, Chroma Key gibi önemli projelerde yer alan Kevin Moore ile 5 şarkılık ön prodüksiyon aşamasını gerçekleştirdi. MAKiNE 2009 yılında albüm habercisi 'üzgün' isimli videolarıyla büyük beğeni toplarken aynı zamanda bu video ile MySpace Türkiye tarafından seçilen yılın en iyi 9 videosu arasında da kendine yer bulmayı başardı.

Titiz bir çalışma sürecinden sonra kendilerine ait 12 besteden oluşan ilk albümlerini 2010 yılının Nisan ayında Favela RECords & Fabrika Müzik etiketiyle dinleyicilerin beğenisine sunacak olan MAKiNE, albümün tanıtım konserini de Rock FM tanıtım ve Blue Jean ana sponsorluğunda 15 Nisan 2010 tarihinde İstanbul Bronx Pi Sahne'de gerçekleştirecek. Bu konserin davetiyelerini Blue Jean dergisinin Nisan 2010 sayısında bulabilirsiniz.

MAKiNE:
Can Uzunallı (vokal)
Ozan Ülke (synthesizer)
Ozan İnam (davul)
Çağdaş Akdoğan (bas)
Hakan Kireçkaya (gitar)

Şarkı İsimleri:
01. İlk Nefes
02. Yaşam
03. Biraz Zaman
04. Sonu Yok
05. Hayat Devam Eder
06. Oyun
07. Ve Sen
08. Ben Miydim
09. Hit
10. Günlerin Ardından
11. Üzgün
12. Son Nefes

Albüm Künyesi:
Sözler: Can Uzunallı
Besteler: MAKiNE
Prodüksiyon: MAKiNE
Ön Prodüksiyon: Kevin Moore
Kayıt: MAKiNE
Mix & Mastering: Ozan Ülke
Albüm Fotoğrafları: Bahadır Kuyucu
Grafik Tasarım & Artwork: Akif Akbayır & Ozan İnam

Performans Takvimi:
15 Nisan 2010 Bronx Pi Sahne (İstanbul) albüm tanıtım konseri
24 Nisan 2010 Resimli Bar (Bursa)
27 Nisan 2010 BarFly (Edirne)
28 Nisan 2010 Yuxexes Programı

http://www.makineband.com