-vn.jpg)
Bir gün Facebook'ta bir video izledik. 'Sen Gece Ben Yağmur' diye bir şarkıyla tanıştık. Burhan Kutbay'dan bahsediyoruz. İzmir dışından başlayan müzik yolculuğunun neresinde olduğunu ve nereye gideceğini sorduk.
Röportaj: Serkan Uğur
Öncelikle bizi kırmadığın ve zaman ayırdığın için teşekkürler. Burhan Kutbay kimdir?
İnandığı müzik uğruna Antakya'dan İzmir'e gelerek, kendi yazdığı şarkılarını ve hislerini paylaşmak isteyen biri en basit haliyle.
Müziğini nerede görüyorsun? Yaptığın şey yapmak istediğin şey mi?
Müzik, Beethoven'ın dediği gibi "Tanrı'nın lisanı". Tek bir cümle etmeden dahi insanlara bu kadar hitap edebilecek başka bir şey yok dünyada. Şu an yaptığımla yapmak istediklerimi karşılaştırdığımda daha başlangıçtayım bile diyebiliriz. Benim amacım daha çok insanın duygularını paylaşıp, daha büyük işlerin peşinde koşmak. Özgün olduğumu düşünüyorum. Benim anlatacak, paylaşacak herkesten farklı birşeylerimin olması beni bu yolda ilerlemeye daha da teşvik ediyor doğrusu.
Bildiğimiz kadarıyla İzmir'de sahne çalışmaların oldu ancak videonu bir grupla değil de kendi isminle yayınladın. Neden?
Politik bi olay bu aslına bakarsan. Bar programlarındaki iş tamamen bir grup işi; beste işinde ise durum daha farklı. Bir de işin isim eskitme kısmı var. O yüzden bar programlarında kendi ismimi kullanmıyorum. Yoksa her ikisi de elbette grup işi.
Bestelerini nasıl oluşturuyorsun? Dinlediğimiz ve dinlemediğimiz kaç şarkı var ve yayınladıklarını nasıl dinleyebiliriz?
Bestelerimi bilerek ve isteyerek oluşturduğumu söyleyemem aslında. Kendine beste fabrikası diyen insanlardan değilim. Hislerle alakalı bir şey bestelerin oluşması. Tamamen zihnimin bana yaptığı oyunlar bunlar. Çeşitli yanılsamalarla, bilinçle bilinçsizlik arası bi konumdayken önce melodiler geliyor ve hissetiklerim şarkılara dönüşüyor. Daha yayınlamadığım ve asla yayınlamayı düşünmediğim çok sayıda şarkım var yılların biriktirdiği. Bazılarının sadece bende kalması hoş. Şu ana kadar yayınladığım iki şarkım var; biri video klibini Gökhan Palas ile beraber çektiğimiz 'Sen Gece Ben Yağmur' diğeri ise benim ilk şarkılarımdan biri olan 'Kimse Bilmez' Myspace ve Facebook sayfalarımdan dinlemek, izlemek mümkün.
Video'yu albümün için bir haberci olarak tanılayabilir miyiz? Albüm ne zaman?
Video albüm için haberci sayılabilir ama hiçbir şey için acele etmek istemiyorum. Albümüm çıksın rehavetine kapılıp da ilk başta hayal ettiğim şeylerdeki kusursuzluğu kaybetmek istemem. Eğer bir albüm çıkacaksa, onu alıp da dinleyen insanın oradaki ter damlasını hissetmesini ve onun ne kadar değerli bir şey olduğunun farkında olmasını isterim. Bu yüzden o albüm zaman ayırıp dinleyecek insanlara da layık olmalı.
Peki grup oluşumları hakkında ne düşünüyorsun? Octave isimli bir grubun vardı sanırım, ne oldu? Şimdi ne yapıyorsun?
Octave elemanları şu an müzik hayatlarına farklı çalışmalarla devam ediyorlar. Ben ise şu an İzmir'de uzun yıllar müzik yapmış "Repertuar Köpekleri" olarak bilinen ekipten; Can Üçküçüker, Aytaç Çelender ve Halil Nalca ile birlikte FLASH grup adıyla sahne performanslarına devam ediyorum.
Müzik dışında nelerle uğraşırsın?
Müzik dışında pek bir şeyle uğraşmaya vakit kalmıyor aslında. Tüm gün şarkılarımı düzenliyorum, aranje ediyorum ve bu anlamda kendimi geliştirmek adına sürekli çalışıyorum. Bazen uyuyorum :)
En ilginç sahne deneyimin ne oldu? :)
Geçen seneydi sanıyorum Octave ile 23 nisanda özel bir kolejde konser vermek üzre yola çıktık. Ancak beklediğimiz lise öğrencileri yerine bizi ilköğretim okulunun anasınıfı karşıladı :) Repertuarımızın çoğunu değiştirip o küçük adamlarla hayatımızın en farklı ve en neşeli sahne deneyimini yaşadık ve gerçekten çok eğlendik. Asla unutamayacağımız en ilginç anım bu olsa gerek.
Kimleri dinlersin?
Muse, Lil Wayne, Porcupine Tree, Karnivool, Lily Allen, Gossip ve yeniden "Beatles" son zamanlarda dinlediklerim arasında..
Kimlerle aynı sahneyi paylaşmak isterdin?
Lily Allen (aynı anda) :)
İzmir dendiğinde müzik anlamında neler düşünüyorsun? Sektörü elinde bulunduran İstanbul'dan bakıldığında İzmir hala zayıf bir pozisyonda mı sence?
İstanbul'un en büyük gücü oradaki insan yığılmasıdır. Çünkü orada her tarzın bir barı doldurabilecek kadar alıcısı var. İzmir'in zayıf olduğunu düşünmüyorum. İzmir'in sanatçı altyapısı çok güçlü. Bu işlerin fabrikasının İstanbul'da olması çok bir şey ifade etmiyor aslında. İstanbul, işlerin yürüdüğü yer sonuç olarak ama müzikal anlamda İzmir çok daha rahat ve özgür; daha az kaygı daha çok müzik var.
İzmir bar gruplarının aynı şarkılarda takılması sence neden? Farklılıktan bahsedildiğinde çok az grup sayabiliyoruz.
İzmir'deki bar gruplarının kendi seçimleri olduğuna inanmıyorum ben bunun. Sıyrılabilen gruplar var elbette ama daha bir bara girer girmez ilk programdan sonra grupların yakasına yakışıp "bunu çal, bunu çal" diye liste veriyolar resmen. Direk o repertuardan başlayanlar da var elbette, fakat eğer bar işi yapıyorsanız işin sürekliliği gerekir. Hele bu işi para için yapıyorsanız pek fazla seçenek kalmıyor. "Her arz kendi talebini doğurur" da güzel bir söz tabi.
İzmirli bir grup olan Makine ve Umut Kaya sence sektörde İzmir'in yolunu açabilecek mi? Şu an en yakın onlar gözüküyor.
Ayrı ayrı bahsetmek gerekirse Umut Kaya kendime en yakın gördüğüm müzisyen arkadaşım, inandığı müzik uğruna gerçekten çok çalışan ve emeğinin karşılığını da yeni yeni almaya başlayan değerli bir müzisyen. Makine, İzmir'de az önce bahsettiğimiz repertuar anlamında da en aykırı işi yapan ve tamamen kendi istedikleri soundu piyasa kaygısı gütmeden ortaya koyan işin altyapısından gelen, İzmir'de nasıl dünya standardlarında müzik yapıldığını Türkiye'ye ve dünyaya gösterebilecek bir grup. Başarıları hepimizi gururlandırıyor ve bu işi başarmak konusunda inancımızı güçlendiriyor. Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim diğer bir konu da İzmir'de şu an piyasaya çıkmak üzere hazırlanan çok sağlam ekipler ve isimler var. Mesela Roket. Önümüzdeki yıllar neler gösterecek şimdiden kestirmek güç olsa da; İzmir, Türkiye'de dinlenen müziği, daha çok besleyecek gibi duruyor.
Yaz yaklaşıyor. İnanılmaz line-uplara sahip festivaller kapıda. Burhan Kutbay bu festivaller hakkında ne düşünüyor?
Son yıllarda bu kadar çok rock festivalinin olması çok güzel, büyük grupları eskiden sadece sağlam sponsorlu büyük organizasyonlarda izlemek mümkün olabiliyordu ve bunların çoğu sadece İstanbul'a geliyorlardı. Şimdi durumun değişmesi, bu festivallerin İzmir'de ve diğer şehirlerde gerçekleşmesi gerçekten sevindirici bir durum. Bu organizasyonların yapıldığı her şehirde o şehrin amatör gruplarının da sahne alma şansı bulmaları insanlara ulaşmak adına önemli. Mümkün olduğu kadar gidip takip etmeli. Aklımda Sonisphere :)
Peki seni nerde izleyebilir ve nette nerelerden takip edebiliriz?
Şu sıralar bar programlarına ara verdim fakat yazın gerçekleşecek organizasyonlarda sahne almayı düşünüyorum. Tarihler belirlendiğinde açıklama yapacağım. Facebook ve MySpace adreslerimden hatta twitter.com/burhankutbay'dan takip edebilirsiniz.
Burhan Kutbay müziğini tek cümle ile tanımla desek? (kaçmak yok :) )
Rüyalarımın soundtracki..
Son olarak eklemek istediklerin?
Röportaj: Serkan Uğur
Öncelikle bizi kırmadığın ve zaman ayırdığın için teşekkürler. Burhan Kutbay kimdir?
İnandığı müzik uğruna Antakya'dan İzmir'e gelerek, kendi yazdığı şarkılarını ve hislerini paylaşmak isteyen biri en basit haliyle.
Müziğini nerede görüyorsun? Yaptığın şey yapmak istediğin şey mi?
Müzik, Beethoven'ın dediği gibi "Tanrı'nın lisanı". Tek bir cümle etmeden dahi insanlara bu kadar hitap edebilecek başka bir şey yok dünyada. Şu an yaptığımla yapmak istediklerimi karşılaştırdığımda daha başlangıçtayım bile diyebiliriz. Benim amacım daha çok insanın duygularını paylaşıp, daha büyük işlerin peşinde koşmak. Özgün olduğumu düşünüyorum. Benim anlatacak, paylaşacak herkesten farklı birşeylerimin olması beni bu yolda ilerlemeye daha da teşvik ediyor doğrusu.
Bildiğimiz kadarıyla İzmir'de sahne çalışmaların oldu ancak videonu bir grupla değil de kendi isminle yayınladın. Neden?
Politik bi olay bu aslına bakarsan. Bar programlarındaki iş tamamen bir grup işi; beste işinde ise durum daha farklı. Bir de işin isim eskitme kısmı var. O yüzden bar programlarında kendi ismimi kullanmıyorum. Yoksa her ikisi de elbette grup işi.
Bestelerini nasıl oluşturuyorsun? Dinlediğimiz ve dinlemediğimiz kaç şarkı var ve yayınladıklarını nasıl dinleyebiliriz?
Bestelerimi bilerek ve isteyerek oluşturduğumu söyleyemem aslında. Kendine beste fabrikası diyen insanlardan değilim. Hislerle alakalı bir şey bestelerin oluşması. Tamamen zihnimin bana yaptığı oyunlar bunlar. Çeşitli yanılsamalarla, bilinçle bilinçsizlik arası bi konumdayken önce melodiler geliyor ve hissetiklerim şarkılara dönüşüyor. Daha yayınlamadığım ve asla yayınlamayı düşünmediğim çok sayıda şarkım var yılların biriktirdiği. Bazılarının sadece bende kalması hoş. Şu ana kadar yayınladığım iki şarkım var; biri video klibini Gökhan Palas ile beraber çektiğimiz 'Sen Gece Ben Yağmur' diğeri ise benim ilk şarkılarımdan biri olan 'Kimse Bilmez' Myspace ve Facebook sayfalarımdan dinlemek, izlemek mümkün.
Video'yu albümün için bir haberci olarak tanılayabilir miyiz? Albüm ne zaman?
Video albüm için haberci sayılabilir ama hiçbir şey için acele etmek istemiyorum. Albümüm çıksın rehavetine kapılıp da ilk başta hayal ettiğim şeylerdeki kusursuzluğu kaybetmek istemem. Eğer bir albüm çıkacaksa, onu alıp da dinleyen insanın oradaki ter damlasını hissetmesini ve onun ne kadar değerli bir şey olduğunun farkında olmasını isterim. Bu yüzden o albüm zaman ayırıp dinleyecek insanlara da layık olmalı.
Peki grup oluşumları hakkında ne düşünüyorsun? Octave isimli bir grubun vardı sanırım, ne oldu? Şimdi ne yapıyorsun?
Octave elemanları şu an müzik hayatlarına farklı çalışmalarla devam ediyorlar. Ben ise şu an İzmir'de uzun yıllar müzik yapmış "Repertuar Köpekleri" olarak bilinen ekipten; Can Üçküçüker, Aytaç Çelender ve Halil Nalca ile birlikte FLASH grup adıyla sahne performanslarına devam ediyorum.
Müzik dışında nelerle uğraşırsın?
Müzik dışında pek bir şeyle uğraşmaya vakit kalmıyor aslında. Tüm gün şarkılarımı düzenliyorum, aranje ediyorum ve bu anlamda kendimi geliştirmek adına sürekli çalışıyorum. Bazen uyuyorum :)
En ilginç sahne deneyimin ne oldu? :)
Geçen seneydi sanıyorum Octave ile 23 nisanda özel bir kolejde konser vermek üzre yola çıktık. Ancak beklediğimiz lise öğrencileri yerine bizi ilköğretim okulunun anasınıfı karşıladı :) Repertuarımızın çoğunu değiştirip o küçük adamlarla hayatımızın en farklı ve en neşeli sahne deneyimini yaşadık ve gerçekten çok eğlendik. Asla unutamayacağımız en ilginç anım bu olsa gerek.

Kimleri dinlersin?
Muse, Lil Wayne, Porcupine Tree, Karnivool, Lily Allen, Gossip ve yeniden "Beatles" son zamanlarda dinlediklerim arasında..
Kimlerle aynı sahneyi paylaşmak isterdin?
Lily Allen (aynı anda) :)
İzmir dendiğinde müzik anlamında neler düşünüyorsun? Sektörü elinde bulunduran İstanbul'dan bakıldığında İzmir hala zayıf bir pozisyonda mı sence?
İstanbul'un en büyük gücü oradaki insan yığılmasıdır. Çünkü orada her tarzın bir barı doldurabilecek kadar alıcısı var. İzmir'in zayıf olduğunu düşünmüyorum. İzmir'in sanatçı altyapısı çok güçlü. Bu işlerin fabrikasının İstanbul'da olması çok bir şey ifade etmiyor aslında. İstanbul, işlerin yürüdüğü yer sonuç olarak ama müzikal anlamda İzmir çok daha rahat ve özgür; daha az kaygı daha çok müzik var.
İzmir bar gruplarının aynı şarkılarda takılması sence neden? Farklılıktan bahsedildiğinde çok az grup sayabiliyoruz.
İzmir'deki bar gruplarının kendi seçimleri olduğuna inanmıyorum ben bunun. Sıyrılabilen gruplar var elbette ama daha bir bara girer girmez ilk programdan sonra grupların yakasına yakışıp "bunu çal, bunu çal" diye liste veriyolar resmen. Direk o repertuardan başlayanlar da var elbette, fakat eğer bar işi yapıyorsanız işin sürekliliği gerekir. Hele bu işi para için yapıyorsanız pek fazla seçenek kalmıyor. "Her arz kendi talebini doğurur" da güzel bir söz tabi.
İzmirli bir grup olan Makine ve Umut Kaya sence sektörde İzmir'in yolunu açabilecek mi? Şu an en yakın onlar gözüküyor.
Ayrı ayrı bahsetmek gerekirse Umut Kaya kendime en yakın gördüğüm müzisyen arkadaşım, inandığı müzik uğruna gerçekten çok çalışan ve emeğinin karşılığını da yeni yeni almaya başlayan değerli bir müzisyen. Makine, İzmir'de az önce bahsettiğimiz repertuar anlamında da en aykırı işi yapan ve tamamen kendi istedikleri soundu piyasa kaygısı gütmeden ortaya koyan işin altyapısından gelen, İzmir'de nasıl dünya standardlarında müzik yapıldığını Türkiye'ye ve dünyaya gösterebilecek bir grup. Başarıları hepimizi gururlandırıyor ve bu işi başarmak konusunda inancımızı güçlendiriyor. Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim diğer bir konu da İzmir'de şu an piyasaya çıkmak üzere hazırlanan çok sağlam ekipler ve isimler var. Mesela Roket. Önümüzdeki yıllar neler gösterecek şimdiden kestirmek güç olsa da; İzmir, Türkiye'de dinlenen müziği, daha çok besleyecek gibi duruyor.
Yaz yaklaşıyor. İnanılmaz line-uplara sahip festivaller kapıda. Burhan Kutbay bu festivaller hakkında ne düşünüyor?
Son yıllarda bu kadar çok rock festivalinin olması çok güzel, büyük grupları eskiden sadece sağlam sponsorlu büyük organizasyonlarda izlemek mümkün olabiliyordu ve bunların çoğu sadece İstanbul'a geliyorlardı. Şimdi durumun değişmesi, bu festivallerin İzmir'de ve diğer şehirlerde gerçekleşmesi gerçekten sevindirici bir durum. Bu organizasyonların yapıldığı her şehirde o şehrin amatör gruplarının da sahne alma şansı bulmaları insanlara ulaşmak adına önemli. Mümkün olduğu kadar gidip takip etmeli. Aklımda Sonisphere :)
Peki seni nerde izleyebilir ve nette nerelerden takip edebiliriz?
Şu sıralar bar programlarına ara verdim fakat yazın gerçekleşecek organizasyonlarda sahne almayı düşünüyorum. Tarihler belirlendiğinde açıklama yapacağım. Facebook ve MySpace adreslerimden hatta twitter.com/burhankutbay'dan takip edebilirsiniz.
Burhan Kutbay müziğini tek cümle ile tanımla desek? (kaçmak yok :) )
Rüyalarımın soundtracki..
Son olarak eklemek istediklerin?
Sorular ve bu güzel sohbet için teşekkür ederim.
http://www.myspace.com/burhankutbay
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder